Bir alacak için faiz ödenmesi gerektiği hâlde taraflar sözleşmede faiz oranını kararlaştırmamışsa hangi oranın uygulanacağı, Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin 3095 sayılı Kanun ile belirlenir. Uzun yıllar sabit bir oran üzerinden uygulanan kanuni faiz, 7589 sayılı Kanun ile 31.07.2026 itibarıyla piyasa koşullarına bağlanan yeni bir sisteme geçti.
Kısaca: Kanuni faiz artık her yıl için Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık tarihindeki kısa vadeli reeskont oranının %80’i olarak uygulanır. 30 Haziran’daki oran 31 Aralık’takinden 5 puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında yeni oranın %80’i geçerli olur.
Yeni düzenleme
3095 sayılı Kanun’un değişik 1. maddesine göre; Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hâllerde, miktarı sözleşmeyle tespit edilmemişse bu ödeme yıllık olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır.
Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha fazla farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.
Neden önemli?
Önceki dönemde uzun süre yıllık %9 olarak uygulanan kanuni faiz, yüksek enflasyon ortamında borçlunun ödemeyi geciktirmesini cazip hâle getiriyor ve alacaklının zararını karşılamıyordu. Yeni sistemle kanuni faiz, piyasa faizlerine bağlanarak bu dengesizliğin giderilmesi amaçlanmıştır.
Hangi alacaklarda uygulanır?
- Sözleşmede faiz oranı belirlenmemiş para borçlarında,
- Haksız fiil ve tazminat alacaklarında (örneğin trafik kazası tazminatlarında hükmedilen yasal faiz),
- Kanunun faiz ödenmesini öngördüğü diğer hâllerde.
Ticari işlerde temerrüt faizi bakımından 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesindeki düzenleme (avans faizi esası) ayrıca değerlendirilmelidir. Taraflar sözleşmede faiz oranı kararlaştırmışsa, kanuni sınırlar içinde sözleşmedeki oran uygulanır.
Alacaklılar ve borçlular için pratik sonuçlar
- Alacaklılar için icra takibi ve dava dilekçelerinde “yasal faiz” talebinin ilgili dönemlerin oranına göre hesaplanması gerekir; dönemlere bölünmüş bir faiz hesabı yapılmalıdır.
- Borçlular için ödemeyi geciktirmenin maliyeti artmıştır; uyuşmazlığın erken aşamada sulh veya arabuluculukla çözülmesi daha da önem kazanmıştır.
- Sözleşme hazırlarken faiz oranını açıkça belirlemek, ileride doğacak tartışmaları önler.
Belirli bir oran ve tarih aralığı için faiz tutarını faiz hesaplama aracımızla hesaplayabilirsiniz. Uygulanacak oranı ilgili dönem için Merkez Bankası duyurularından kontrol etmeyi unutmayın.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olayın kendine özgü koşulları ayrıca değerlendirilmelidir. Yazının izinsiz kopyalanması veya çoğaltılması yasaktır; kaynak gösterilerek kısa alıntı yapılabilir.
Bu konuda sorunuz mu var?
Sorunuzu aşağıdaki formdan iletebilirsiniz. Uygun bulunan sorular, Av. Mustafa Toprak’ın genel nitelikteki cevabıyla birlikte bu sayfada yayımlanır.
Bu sayfa için henüz yayımlanmış bir soru yok. İlk soruyu siz sorun.